'Teşkilat denetleme ve kontrol mekanizmasını kaybetmiş!' |
Pusula: Mahmut bey, son günlerde yazdığınız yazının yansımaları gündemi işgal etti. Ama yazınızda olayın genel hatlarından bahsettiniz, sizi istifa etme noktasına getiren olaylar zincirinden bize biraz bahseder misiniz?
Çetin: Efendim aslında bu gazetenin çıktığı ilk zamanlardan başladı, gazetemizin web sayfasında yorum yazan bir çok okuyucu bunları bilmediği için, zanlarıyla hareket ederek ve ihtimal vermediği bu olayların olabileceğini dahi düşünemiyorlar. Bir kısmı zaten açıklanmadan iftira, tehdit ve küfür yolunu seçmiştir ki bunların çoğu zaten aman kimse duymasın diye çırpınan failleridir.
Ayrıca bir uyanıklık daha yaparak, teşkilattaki birilerinin yanlışlarını sorgulamayı teşkilatın fikirlerini sorgulamak gibi göstermeye çalışmaları tam bir eğlencelik, bütün bu yanlışların önce sorumlularına ve yetkililere bildirilmesi, fayda etmeyince gerekli görüşmelerle daha üst makamlara aktarılması, oradanda sonuç alamayınca, teftiş kuruluna yazılı ve sözlü olarak verilmesi, buna rağmen yine sonuç alamayınca da Almanya’ya kadar durumun yazılı ve sözlü bildirildigi halde sonuç alamadık.vNe yani bunlar devam edince çok mu iyi olacak. Bunları yaparak mı cennete gireceğiz?
Bizim eleştirdiğimiz, yanlış yapanların yaptıklarının yanına kar kalmasından ibaret bir teşkilat anlayışının olamayacağı ve bunun çeteleşme ve içerden çürümeye sebeb olacağı düşüncemiz gereği, her yolun denendiği bir süreçten sonra bunun başka yolunun kalmadığı düşüncesiyle bu teşkilatın varlık sebebi üyelerinin durumdan haberdar edilerek tepki göstermesi ve bu çürümeyi durdurması için açıklamak zorunda kaldık.
Pusula: Bu konuda daha açıklamadan ne gibi tepkiler aldınız?
Çetin: Aslında aldığımız tepkilerin çoğu olumluydu, içten içe bu her yerde tartışıldığı halde, öncelikle eleştiri kültürüne sahip olmadığımızdan sesli olarak duyulmadı ama bunun sessiz olması daha tehlikelidir onuda belirtmek isterim.
Bir kaç yanlış yapanı bütün iç mekanizmaları kullandığımız halde kimi kime şikayet edeceksin konumuna gelince aşamıyorsanız bunu teşkilata tavırmış gibi gösterenlerin teşkilat içinde böyle gelmiş böyle gider tavrının nereden kaynaklandığını bir sorun! Yada bir zahmet susan dilsiz şeytan olmaktan öte başka bir çare akıllarına geliyorsa lütfen bildirsinler
Benim bulunduğum yirmi yıl içerisinde herhangi bir görevde maaş karşılığı bu teşkilat içinde bulunmamamın verdiği rahatlıktan olacak, bir de buna yaptığımız işin özündeki eleştirisel bakıştan dolayı, herkese çok hoş gelen faliyetlerin arkasında kalan hiç kimsenin bilmediği çıkar sağlama, olumsuzluklar ve hırsızlık gibi şeylere daha dikkatli bakıp araştırmamızdan olacak ki bu rahatlıkta konuşabiliyorum.
Buradaki yanlışlıkları yapanların, hırsızların, ve beceriksizlerin uzaklaştırılması eğer teşikilat içinde yapılabilseydi, o zaman hiç bir zaman bunlara da gerek kalmazdı. Ama denetleme ve kontrol mekanizmasını kaybetmiş ve bu yetki üyelerden çıkarak bir kısım çıkarcının tekelinde bulunduğundan bunu aşmanız imkansız hale gelmiş.Tehdit eden, küfreden ve ne yaparlarsa yapsınlar tarzında buna yaklaşanlara dikkat edin, işin özünde bu kurumları düşünmek yok, üyeleri düşünmek yok, ya kendi çıkarı var ya da bırini korumak.
Bu günlere nasıl gelindiğini çok iyi biliyorum, yirmi yıldır farklı görevlerde bulundum, ama bugün olduğu kadar teşkilatın hedeflerinden uzaklaştırılmamış, en alt seviyelere indirilmemiş, artan gelirler ve organizasyonlara rağmen maddi gücünün nasıl çarçur edilmemişti. Bu kadar samimi insanın olduğu bir camia bu kadar kötü idare edilmemeli.
Pusula: Bize biraz bu olaylardan bahseder misiniz?
Çetin: Aslında bunu bizimle çalışan arkadaşlar çok iyi bilirler. Gazete çok dar imkanlar ve şartlarda kendi evimizdeki bilgisayarlarımızda hazırlanmıştı.Bir araya gelen genç kadro herhangi bir karşılık bile beklemeden bir çok fedekarlıklarla ortaya çıkarıldı. Yapılan görev bölümünde her bir öğrenci kendi görev alanında elinden geleni ortaya koyduktan sonra çok kısa bir zamanda çıktık. Ondan sonrası tempoyu bozmadan da devam ettik.
Defalarca bir dünya görüşünü savunan gazete olarak sadece piyasa şartlarında diğer rakipleriyle rekabet edemeyeceğini söylememe rağmen, kendi yağıyla kavrulan bir gamete olmaktan kurtulamadık. Almanya’da bastırdığımız için de bizim ilk kapısını çaldığımız sözümona ‘’Dawa’’ adamı birilerinin siz bize bırakın burayı, biz matbaa işini hallederiz dedikten sonra bütün bu çabaların sonunda
-Tamam gazete bitmiş ve baskıya hazırmış, netten göndermişler basabilirmişsiniz ! diye matbaaya haber veren kimse bir yıl boyunca arka sokaktaki matbaaya bu iki çift sözü söyleme karşılığında bizim peşin gönderdiğimiz 3500€ tutarındaki baskı parasınıda matbaa ve kargo parasını da teslim etti.
Bir yıl sonunda şüphelendiğim bu olaydan sonra bizzat kendim giderek görüştüğüm çok daha iyi başka matbadan bunun yarısı fiyat alıncaya kadar devam etti. Olay meydana çıkınca da bunun adını ajans giderleri diyecek kadar pişmiş bir tavır göstermeleri, bunu kanıksamaları, siz sanki para için yapmıyormusunuz diyecek kadar ukalalaşmaları, burada cep harçlığı karşılığında bir kaç çalışanının bile ücretini ödeyemeyen yeni çıkan bir gazete için ölümcül bir masraftı. Ayda en az bin euroluk böyle bir ücreti bu gazeteyi ortaya koyan hiç bir kimse almazken ve sadece üç dört çalışan recisine cep harçlığı verirken bir telefon etme karşılığında bu kadar ücret almak bir yana, bunun matbaa ücreti dahilinde gösterilmesi ve haber verilmemesi bunun basit bir usulsüzlükten öte ne anlama geldiğini okuyucularımız çok iyi bilirler.
Nasıl böyle bir şey yapabildiğini sorduğumda bazı şeyler daha anlamlı hale gelmişti. Gazete tek cümlesi olmayan ama bunun rantı için orada bulunanlardan zamanın tanıtma işlerine bakan şahıs ( hala görevdemidir bilmiyorum) matbaa ile ilişkileri kurma kapsamında bir miktar alabilirsiniz gibi saçma bir olur alınmış ama bu dewe yüküyle götürülmüş.
O vakitten sonra kendim matbaa işlerinide devralarak yurtdışı görüşmesi olmasına rağmen şahsen muhatap oldum ve takip ettim.Zaten o vakitlerde o şahsı ararken onunkinin onlarca kat fazla ücret ödemek zorunda kalıyordum.
Bu şahıs bu teşkilatın gazetesinde dolgun ücret ve en geniş imkanlarla çalışan birisi, bugüne kadar bunu bilen pek muhterem yetkililer en ufak bir yaptırım, uyarı, azar ve nasihatta bulunmadılar. En nihayetinde TV5 yayın kurulunda yanımda oturacağını öğrendiğimde damlayı taşıran son damla oldu. Ben bu teşkilatta aylık almak para kazanmak ve çıkar sağlamak için bulunmadım hiç bir zaman.
Böyle kimselerin bir ay ücret almadan karşılıksız bu işleri yapmasını isteyin din bile değiştirme intimali olabilir. Ama ben sadece istifa ettim, Milletin parasını verdiği bu makamlarda oturan bir kısım zevat için gerekenler yapılsın, burası ıslah edilsin devam edelim, yoksa sevap zannettiğiniz şeylerin birilerin cebinde para olarak dünyada kaldığını bildiğiniz bir ortamda bile bile devam etmek ne anlama gelir siz söyleyin!
Bu olan bitenlerden sadece biri….
Pusula: Başka neler oldu?
Çetin: Grafikçiye ödenen paranın hikmeti!
…devam edecek…..
www.pusulam.at
|
|
|
| |
 |
Okur Yorumları |
| |
|
| |
|
| |
bu olanlar anlatilmali uzerine gidilmeli ancak iftira olmamak kaydiyla bilenler susmasin suca ortak olurlar
|
| |
|
| |
ortalikta hala milli görüscüler varmis ya.hayret.yahu bu kadarda asalaklara pes dogrusu ya,sp ile igmg nin ne ilgiis var ya sizde ankaranin teli yokmu dünyaya tel ediyorsunuz acin ankaraya sorun genel merkeze IGMG avrupada sadece devsirme teskilatidir özerkdir türkiyedeki milligörüscülerle alakasi yoktur.holdiglerlede farki yoktur hatta bas holdingdir,holdinglerde bunlarin bacanak baldiz takimina aittir,siz hala verin alirsiniz.ya insan özel manyak yetistirse böyle yetismez ya allahtan korkun ya
|
| |
|
| |
sayin yakup yeter artik düs bu insanlarin yakasindan neden halen kalmada israr ediyorsun. hic bir teskilata sevilmiyorsun bölge emirden görevini yapmasini arz ediyorum
|
| |
|
| |
Sayin Mahmut Cetin, iste Gazetecilik buna denir.
Eger bir yerlerde, insanlari kullanarak böyle seyler oluyorsa, bunlari herkesin bilmesi hakki. Sizi tebrik ediyoruz 2. Ocak 2009 da OKTO.TV"de yayinlayacagimiz Projeye ayrica birkac Gazeteci arkadasimiz ve Dogan Haber Ajansindada gelecekler, eger sizin icin bir mahzuru yoksa?
Ayni zamanda Fatih Beyide Konuk ettik, cünkü tarafsiz yayin yapiyoruz. Ama bugün oldu bir Cevap bile yok.
Cesaretinizden dolayi tekrar tebrik ediyor, Programda diger bomba acilamalarinizla bekliyoruz.
Saygilar.
OKTO.TV Mehmet Keser Show
|
| |
|
| |
arkadaslar, mahmut bey su anda teskilatla olan kisisel sorunlarinin da etkisiyle yanlis tutum ve davranis sergiliyor da olabilir, ya da böyle de yorumlanabilir. Ama dürüstlük ve ahlak üst degerlerine en az dinimin sembolik degerleri kadar sadik ve sorumlu kalmak istedigimden, icimden hep onlara da sadik kalmak geldiginden bildigim bir dogruyu aktarmam gerekiyor. Bu olaylar yasandiginda ben de gazetede görevliydim, tasarimciydim. O günün sartlarinda biz olayi cözmüs olmakla ve gereken yere aktarmakla o güne kadar yapgitimiz en büyük cihadlardan, kücük de olsa bir yolsuzlugu ortaya cikarmis olmaktan büyük bir basari elde ettigimizi düsünmüs ve bir o kadar da bu catinin altinda böyle bir dolabin dönebiliyor olmasindan dehsete düsmüstük. Bu olay en az 3 senelik falan hatirladigim kadariyla. Ama bugün düstügümüz dehset o günkünden daha da büyük. Cünkü o günlerde ben teskilatin bana verdigi yada gazladigi yüksek motivasyonla üc bes kurus cep harciligi icin merkezin camlarindan hava alan bürosunda bir cok arkadasla sabahladigimizi, o gasteyi cikarmak icin insanüstü gayretler gösterdigimizi iyi biliyorum. Akabinde böylesine cirkin bir olayin ortaya cikmasiyla hem iyi bir is yaptigimizi düsünmüs ve gerekenin yapilacagini sanmistik. Gördükki on günden sonra bölge emirine kadar defalarca iletilmesine ragmen kimse kilini kipirdatamiyor. Teskilata zarar vermeyelim ama bu teskilat ve bunun gastesi niye milli gastenin reklam müdürü gibi miyoplari savunuyor, o arkadasa niye hic bir sey olmuyor, ya insani deli etmeyin. Parayi yiyen o milli gastenin reklam müdürü, anlasmalari yapan bizim görevliler, sikayetin yerine getirilesi icin hic bir sey yapamayan da bizimkiler, magdur olan o gasteye emek veren bir cok arkadas, hem manen hem de madden. Simdi diger arkadaslar, F. Yilman abi, sizde elinizi vicdaniniza koyun lütfen, mahmut abinin kisisel polemiklerinin ardinda bilemedigim baska nedenlerde olabilir ama bu olay böyle atlatilmali mi? pes dogrusu
|
| |
|
| |
eski bir rp li kardesim niye sp-partisinde harekt yok cünkü milli görüs teskilatindaki üyelerin yüzde 60 AK partili oldugu icin!!!
Bence Ahirette herkes bu olayin hesapini verecek,
AMA ilk önce bu milletetin parasini yiyenler dü$ünzün, muhammed kardes degilmi???
Bide yaziklar olmazina gerek yok cünkü yazik edenler belli!!!
NOT: Eger heranki bir kuzurumvarsa söylemenisi rica ederim, cünkü insan kuzursus olmaz, ama kuzurunu bilip devam edmek AYIPTIR (Allah c.c hepimisi böyle ayip dan koruzun!!!
|
| |
|
| |
Yaziklar olsun sana Mahmut Cetin yaziklar. Bunun hesabini ahirette veremezsin.
|
| |
|
| |
insan böyle seyleri duydukca iyice soguveriyor.bunlar avrupadaki insanlarin kanini emdiler.nerede kombansanlar.yimpaslar ve diyerleri.tabi bundan sp zarar görüyor.ben sahsen yerel secimlerde basarili olamaz.sp disindaki partilerde katilim var.bizim sp tikyok.
|
| |
|
| |
cünkü bu olayi herkes biliyor
|
| |
|
| |
yokmu hic bunun calmadıgını söyleyecek biri
yoksa daha neler duyacagiz, neler olmus da haberimiz yok bu insanlara hala o gazetedekine itaatmı tavsiye ediyorsunuz siz kıymetli yöneticiler olarak, yazık yazık
|
| |
|
| |
|
| |
|
| |
mahmut bey nasil desinler adama bisey adamlarin buna gucleri yetermi kim takar bunlari
|
| |
|
| |
olayin bizzat sahidiyim, kellemi isteselerde bu olay dogrudur. Pusulanin veya mahmut beyin giristigi diger hic bir polemige karismak istemem ve vazifem de degil. ama bu olay vigülüne kadar dogrudur. Okumadigimiz halde neredeyse hatir gönül icin üye oldugumuz milli gazetenin sevgili reklam müdür ile pusula gazetesi arasinda daha dogrusu viyana arasinda böyle cok üzüntü verici bir mesele yasanmistir. Aslinda bu benim kendi adima hayatta aldigim en iyi hayat derslerinden biridir. Insanligin dünyaya düstügü ilk tarihten buyana toplu halde yasama serüveninde hep iki seyi; mal paylasiyimiyla cinsel davranis kültürünü bicimlendirdigini, hep bu iki konunun insan hayati icin yön verici ve sekillendirici oldugunu toplum bilimden biliyorduk. Ama ahlakci bir kurumun catisi altinda madde icin ilkelerin satildigini da bu olayla hayatimda kendime ders edinmis oldum. Sorumlulularina duyrulu, geregini yapsaydiniz keske, bizde burda vakit kaybediyor olmasaydik.
|
| |
|
| |
|
| |
|
| |
Bu kisi , yada yaratik. Almanya Milli Gazete Reklam Müdürü. Allah hepisini affetsin
|
| |
|
| |
yaziklar olsun yaziklar olsun yiyenin onunde yiyemiyenin ardinda
|
|
|
|
|
|
| |
|
 |
| |
|
|