'Uyumu radikal dini gruplar engelliyor!' |
Ulusal Hareket Planı”nın Altından İslam Korkusu Çıktı!..
Avusturya İçişleri Bakanı Maria Fekter; “Uyumu radikal dini gruplar engelliyor!”
Viyana Büyükelçimiz Kadri Ecvet Tezcan’ı makamında Kabul eden Avusturya İçişileri Bakanı Maria Fekter, Avusturya’da yaşayan Türk toplumundan genelde memnun olduklarını ancak bazı küçük radikal grupların uyuma büyük sekte vurduklarını söyledi.
Avusturya’da yeni yıl ile birlikte yürürlüğe giren ve göçmenler için ağır şartlar içeren “Ulusal Hareket Planı” nın altından isalm korkusu çıktı. İçişleri Bakanı Maria Fekter, Viyana Büyükelçimiz Kadri Ecvet Tezcan ile makamında gerçekleştirdiği yaklaşık 1 saatlik görüşme sırasında ititraf etti.
Bakan Fekter’in “ Avusturya’da yaşayan Türk toplumundan genelde memnunuz. Bir sorun yok. Ancak bazı küçük radikal dini gruplar uyuma engeller. Planı hazırlarken bu grupları engellemeyi düşündük.” Dediği öğrenildi. Bakanın bu açıklamalarının içişleri bünyesinde kalmasını da istediğini belirten büyükelçi Tezcan bu görüşe katılmadı ve Türk basın mensuplarına açıkladı.
KIZLARINI OKULA GÖNDERMİYORLAR
Radikal grupların kızlarını okula göndermediklerini, küçük yaşta evlenmeye zorladıklarını ve özellikle kadınların 20 yıldır Avusturya’da yaşamalarına rağmen ısrarla Almanca öğrenmediklerini büyükelçiye adeta şikayet edercesine anlatan bakan Fekter, büyükelçi Tezcan’ın “ Türkçe öğretmenlerini Türkiye’den getirelim. Ya da üniversitelerde Türkçe öğretmenliği bölümü açalım.” Teklifini “ Halkımın vergilerini bunlara harcayamam.!” Diyerek redetti.
TÜRKİYE’YE GELİYOR.
Viyana Büyükelçimiz Tezcan yanında Viyana Başknsolosu İbrahim Mete Yağlı ve Güvenlik Ataşesi Dr. Ahmet Çimen ile birlikte bakan Fekter ile görüşme sonrası yaptığı açıklamada şunları söyledi; “ Son derece samimi, açık ve faydalı bir görüşme oldu. Hangi konularda anlaşıp-anlaşamadığımızı gözden geçirme imkanı bulduk. Öncelikle, İki ülkenin İçişleri Bakanlıkları arasındaki organize suçlar, terör, iç güvenlik gibi bakanlıkların asli konularını görüştük. İki ülkede karşılıklı olarak güvenlik ataşelerini değitirdiğini görüştük. Sayın bakana ülkemizin, istemeyerek de olsa terörü kasdederek bazı konularda tecrübe sahibi olduğunu ve başta dost ülkeler olmak üzere herkes ile bilgi değişimi yaptığımızı anlattım.
Bir ülkenin tehdit altında olmasını istemediğimizi, güvenlik konusunda asla karşılık bekleme hesabı düşünmediğimizi söyledim. Avusturya’ya karşı tehdit oluşturacak her bilgiyi kendileriyle paylaşatığımızı anlattım. Bu çerçevede kendisini Türkiye’ye davet ettik ve bunu Kabul etti. Önümüzdeki aylarda ülkemize ziarette bulunacak. Sayın bakan da terror konusunda işbirliğinin önemini vurguladı ve mevcut işbirliğinden memnun olduğunu bunun devam ettirilmesini istediğini belirtti.
“ Ulusal Hareket Planını Konuştuk.”
Avusturya’da yaşayan yaklaşık 250.000 Türk var ve bunların yarısından fazlası Avusturya vatandaşlığına geçmişler. Bu insanların Türkiye ile olan hukuki bağlantıları ve hakları var. Biz her zaman onların emrine amadeyiz. Benim buradaki görevim; Avusturya vatandaşlığına geçmemiş olan Türklerin sıkıntılarıyla ilgili hususları bakana aktardım. Avusturya’da yaşayan Türk toplumunun üzerinde bir sıkıntı olduğunu ve bunun sebebinin de bazı siyasilerin söylemlerinden kaynaklandığını anlattım. Bunun Avusturya medyasında çıkan bazı haberlerden kaynaklandığını belirttim. Bir gazetede yayınlanan “ Avusturyalıların islama bakışı” adında bir anket çalışmasını sayın bakana örnek olarak gösterdim.
Benim halkım uyum konusunun Avusturya İçişleri Bakanlığı’nın eş güdümünde yürütülmesinden rahatsız, dedim. Biz bu ülkede bir güvenlik sıkıntısı mı yaratıyoruz ki bizimle ilgili konuları İçişleri Bakanlığı’nda ele alıyorlar diye düşünüyorlar dedim ve ben de onlar gibi düşünüyorum dedim. Bu konunun daha ziyade Sosyal Bakanlığında, Gençlik veya Çalışma Bakanlığında olması gerktiğini vurguladım.
“ Yerli Medya Daha Dikkatli Olmalı”
Entegrasyon konusunda yerli medyaya düşen önemli görevler var. Medya sürekli kötü örnekleri halka yansıtıyor. Biraz da iyi örnekleri ön plana çıkartmaları gerektiğini söyledim. Bu ülkenin ekonomisine, siyasetine, Kültür ve sosyal yaşamına mükemmel katkılarda bulunan insanlar var. Bunların da medyada yer bulması gerekir. Madem ki uyum için bir uğraş var insanlara iyi örnekleri de göstermek gerekir. Yoksa bu insanlara ceza vererek, mesela Almanca öğrenmeyenler buraya giremezler!. Almancayı şurda öğrensinler burda öğrensinler kanunlar üreterek uyumda başarılı olamayız.
Uyum dan benim anladığım yaşanan ülkenin kanunlarına uıymaktır. Bunun ötesinde örflerine, adetlerine, dinlerine, dillerine karışarak insanlardan bunların değiştirmelerini beklemek insanlan haklarına uymaz.
Eğer uyum konusu sizin için problem ise çözüm için İki tarafın da çalışması lazım. Sadece tek tarafın isteklerini dayatmakla bir yere varılmaz. Şu örneği de verdim; Siz sosyal bir meselenin çözümünü askerler bırakırsanız, onlar askeri bir çözüm bulurlar, diplomatlar, diplomatik, polis adli çözüm bulur. Dolayısıyla sosyal bir sorun çözülecekse bu konu daha ziyade İçişleri Bakanlığ bünyesinden çıkartılıp sosyal kurumlara verilmesi gerekir.
Bize müsade ederseniz öğretmenleri Türkiye’den getiririz. Veya buradaki Türk gençleri için üniversitelerinizde Türkçe öğretmenliği bölümü açın.
Sayın bakan bana Türk toplumunun uyum konusunda genelde bir şikayetlerinin olmadığını söyledi. Ama küçük bir kesimde radikal gruplaşmalar olduğunu söyledi. Genellikle dini gruplarda genç kızların okula gönderilmek istemediğini, kızlarını küçük yaşta ve bazen zorla evlendiriyorlar. Bazı hanımların 20 yıldır burada olmalarına rağmen özellikle Almancayı öğrenmek istemediklerini, bazı örf ve adetlerin buradaki sisteme uymadığını, bunların sıkıntı yarattığını ve bunun ileride artmaması için bir takım tedbirleri almak durumunda kaldıklarını ifade etti.
ALMANCA MECBURİYETİ YUVALARDAN BAŞLAYACAK
Fekteri “ İçişleri Bakanlığı uyumdan tam sorumlu değil, sadece bunun eş güdümünü sağlıyor. İçişleri Bakanlığı olarak yerli ve yabancı kurumlarla ortaklaşa araştırmalar yaptık ve bazı tespitlerde bulunduk. Uzun yıllardır burada oturmasına rağmen almancayı öğrenmeye göçmenlerin olduğunu ve onlara tanınan imkanlardan haberleri olmadığını tesbit ettik. Almanca öğrenimi için yeni bir faaliyet ve çaba içerisindeyiz. Çocuk yuvalarindan itibaren Almanca öğrenme zorunluluğunu uygalamaya koyacağız. Bunları yaparken de halkımdan topladığım vergileri bu konulara harcamak istemiyoruz. Türkçe öğretmenlik isteiğiniz için de bu geçerli.”dedi.
Ihsan Ekici / Avusturya Tv
|
|
|
| |
|
|
|
|
| |
|
 |
| |
|
|